Devler Ligi için ilk engel

 

Letonya, Türkiye’nin kapısını aralayabilmek için dahi her yeni aşamada bir engelle karşılaştığı Avrupa Birliği’ne iki ay önce üye olduğunda ülkede Ulusal Bayram ilan edilmiş. Öyle ki, 2004 Mayıs ayı, bu ülkenin 18 Kasım 1918 olan Ulusal Bayramı ve tam bağımsızlığa kavuştuğu 21 Ağustos 1991 gününü bile gölgede bırakmış.

Parlamenter Demokrasi’yle yönetilen Letonya Cumhuriyeti, 2 milyon 300 bin nüfuslu, yıllık nüfus artış oranı eksi 0.77 -eksiye dikkat ediniz- 64 bin kilometre kare yüz ölçümüne sahip, gelirini, tarım, hayvancılık, balıkçılık ve son yıllarda artan turizm ile sağlayabilen bir ülke. Kişi başına GSMH 7 bin 800 dolar ama, burada da tıpkı Türkiye gibi, GSMH’nın büyük bölümü, çok küçük bir kesimin elinde. Yüzde 5’lik bir orta sınıf, yüzde 5’lik bile üst sınıf ve yüzde 90 oranında bir alt gelir grubu söz konusu. Orta yaş ve üzerindeki grup bu nedenle 1991 öncesini özlüyor. Aylık ortalama gelir 150 Letonya Latı. Bir Letonya Latı yaklaşık 2 Dolar’ı buluyor.. Letonya’da en popüler spor dalı basketbol. İkinci sırada Buz Hokeyi geliyor. Futbol ise ancak üçüncü sırada. Sokaktaki vatandaşın büyük bölümü Basketbol Milli Takımı’nın tarihini ezbere biliyor ama futbol takımının Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılması ve buradaki skorlarına hiç ilgili değil. Bu akşam burada Şampiyonlar Ligi ön eleme maçının oynanacağının bir çoğu farkında bile değil. Dolayısıyla da Trabzonspor, hiç kimsenin ilgisini çekmedi. Bütün bunlara karşın Türkiye’de “çerez rakip” olarak sunulan Skonto Riga takımı işin ciddiyetinin farkında. Galler dönüşü bir haftadır kampa çekilmişler. Dış dünyayla ilgilerini kesmişler. Kulüp yönetici, teknik adam ve futbolcuları Şampiyonlar Ligi’ni hedeflemiş. Teknik direktör Stravkovs, kariyerine bir de Şampiyonlar Ligi eklemek istiyor. En önemli kozları Miholaps. Bu golcü oyuncunun Avrupa deneyimi fazla. 6 oyuncusu Türkiye’yi eleyen milli takımda oynamış. Bu nedenle fizik üstünlükleri, oyun disiplinine skor ne olursa olsun bitiş düdüğüne kadar sadık kalmaları avantajına, uluslar arası deneyimi de ekleniyor. Trabzonspor ise Şampiyonlar Ligi için rakibinden daha fazla arzulu. İlk maçın rakip sahada oynanmasını avantaj kabul ediyor. Skonto’ya karşı en büyük kozu tekniği. Ziya Doğan, macera aramayacağını ve rakibi çok önemsediğini belirterek savunma güvenliğini hiç riske etmeyeceğini söylüyor. İlk yarı rakibe sahanın her yerinde pres uygulayıp, ikinci yarıda çabuk adamlarını daha etkili biçimde devreye sokarak buradan Türkiye’ye gollü beraberlik ya da galibiyetle dönmenin planları yapılmalı. Rövanş için avantaj ancak böyle skorlarla sağlanabilir. Eğer Türkiye’de gole ihtiyacı olan takım Trabzonspor olursa, Bordo - Mavili ekibin en önemli kozu olan kontrataklarla sonuca ulaşma kozu, rakibe geçebilir. Neresinden bakılırsa zor bir maç. Trabzonspor kurmaylarının rakibi olduğundan büyük görmeden ciddiye almaları olumlu bir düşünce. Eğer bu düşünce taktik olarak da sahaya yansıtılabilirse, iş ancak o zaman kolaylaşır.