Krizi aştığımız bir maç oldu

 

Gazetemizin yazarlarından Erman Özgür, Kosova-Türkiye maçını değerlendirdi.

Milli takımımızın oyuncu kalitesine bakınca grup sonuncusu Kosova’ya karşı skor kadar, oyun olarak da beklentim biraz daha fazlaydı açıkçası. Biraz daha organize olan, topu önde daha fazla tutup set hücumunda boşlukları bulan ve top rakipteyken pasif kalıp bu kadar çok pozisyon vermeyen bir milli takım mesela. Ama beklentilerin skor olarak değilse de oyun olarak altında kaldık bana göre. Pozitif işler var mıydı? Tabii ki. Örneğin sezonun kısır gol vuruşlu Volkan Şen’inden santrfor gibi attığı bir kafa golü katkısı gibi, ya da Cengiz Ünder’in kornerden (ki sanırım kornerden kafa golü atmasını beklenen son oyuncu) yaptığı skor gibi. Oğuzhan’ın bir 10 numara santrafora nasıl pozisyon hazırlar attığı pasla gösterdiği Burak Yılmaz’ın bulduğu gol gibi. Ama en önemlisi Yusuf Yazıcı’nın kısa süreli de olsa bu takımda bende varım dediği performansı gibi.

Kazanmak lazımdı...

Bu maç için bu kadar olumlu iş bile, maçı çözebilmek adına yeterli. Ancak bizim için sadece milli takımın yaşadığı Arda Turan krizinin atlatılması anlamında ölçü olabilecek bir maç olduğu da bir gerçek. Yani oyunu bir yana koyup şöyle değerlendirmek gerekirse, Kosova’yı değil kendi içimizde yaşadığımız krizi aştığımız bir maç oldu aslında. Her maçın hikayesi başkadır. Kosova maçının hikayesinde ise yıldızlaşan değil zaman zaman vasatın üzerinde oynayan iyi niyetli bir oyuncu grubu seyrettik. Maçın yıldızı şuydu, kırılma anı buydu demek yada hakem konuşacak dahi bir şey yok. Sadece kazanmak lazımdı. Kazandık.