Kaostan Efes çıktı

 

Gazetemizin yazarlarından Gökhan German, Anadolu Efes-Beşiktaş Sompo Japan maçını değerlendirdi.

Basketboldan başka her şey vardı dün Abdi İpekçi’de. Hakem hataları, oyuncu hataları, coach hataları, takımı sahadan çekme vs... Hangisinden başlasak bilemiyorum. Önce takımı sahadan çekmeyle başlayalım... Anadolu Efes yıllardır şampiyon olamıyor ve bana göre yıllardır en büyük sorunu, kulüp olarak hakem kararlarını ‘paranoya’ haline getirmeleri. 10-15 yıldır her maç sonrası, hatta devre arasında; kazansınlar kaybetsinler Efes benchinden kime denk gelsem, coach, menacer, doktor, masör vs ‘hakem’ diyor başka bir şey demiyor. Bu sağlıklı bir ruh hali değil ve onlara çok zarar veriyor. Başkan Tuncay Özilhan da aynı düşüncelerdeymiş demek ki (onunla fazla karşılaşmıyoruz) sahaya inip takımı soyunma odasına gönderdi. Hakemler için tek bir şey söyleyeceğim. Çok kötü bir sezon geçiriyorlar, Play-Off’ta da kötü yönetimler devam ediyor. Dün de hatalar olmuştur ama koskoca Anadolu Efes’in tepkisi, duruşu, tavrı, yaptırımı başka şekilde olmalı, takımı sahadan çekerek değil...

Perasoviç memnunmuş!

Hakemler hata yaptı, dönelim diğerlerine... Perasoviç yine iki maçı da kaybettiği takımla sahaya çıktı. Oyuncuların hiçbiri istikrarlı katkı vermiyor. Alex Kirk hamlesi beklenebilirdi belki ama Perasoviç kaybeden takımdan memnunmuş demek ki... Takım 3 kere çift haneli farklarla öne geçti, üçünce de rakibine yakalandı. Başta Heurtel’in yaptığı hatalarla.. Heurtel 11’de 2 ile şut atmış, bütün pozisyonları yanlış oynuyor, ama hala sahada... İnanılır gibi değil. Hepsini geçtim, Brown’un son saniye şutu girmese, Efes maçı 1 sayıyla kaybedecek. Dunston’un yerine Granger faul atıyor, takımını 2 sayısı güme gidiyor. Bu seviyelerdeki oyuncular kimin serbest atış kullanacağını bilmiyor. Maç kaybedilse hakem hatası yüzünden mi olacak, yoksa kimin faul atması gerektiğini bilmeyen oyuncuların hatası yüzünden mi?

4.5 dakika sayı atamadılar

Beşiktaş da aldığı maçı eliyle verdi. Ufuk Sarıca, 4. çeyrekte pivotsuz oynayarak son 5 dakikaya 64-57 önde girdi. Bu bölümde Clark’ın katkısı vardı ama bütün maçı konsantreden uzak oynayan ve sürekli yanlış tercihler yapan ABD’linin kontrolü kaybedeceğini sezmeliydi. Nitekim Beşiktaş, Clark’ın zorlamaları ile 4.5 dakikada bir basket bile atamadı. Kartal, avucuna kadar gelen maçı rakibine hediye etti. Efes’te bu gerilimden etkilenmeyen iki oyuncu vardı. Cedi ve Brown. Cedi’nin üçlüğü ile Efes yaklaştı, Brown önce üçlük attı sonra son saniye basketi ile Efes’i ayakta tuttu. İki takım da basketbol adına ortaya hiçbirşey koyamadı. Kararı ise sahanın yıldızı Brown verdi. Seri artık çok şeye gebe. Sinirler gerilecek, gerginlik artacak, hakemle oynamalar daha da artacak gibi görünüyor. Bakalım bu kaos ortamından kim karlı çıkacak. Son bir not. Sadece Efes değil, çoğu takım Türkiye’de hakem hatalarından şikayetçi ve dünkü gibi aşırı tepkiler verebiliyorlar. Ama Euroleague (ki orada da fahiş hatalar oluyor, Türk takımlarının canı yanıyor) ya da diğer Avrupa kupası maçlarında ‘gık’ları çıkmıyor. Orada da aynı reaksiyonları görürsek, buradaki şikayetleri sonrası daha fazla ‘empati’ yapabiliriz belki...