Mazi kalbimde yaradır

 

Gazetemizin yazarlarından Nezih Alkış, Fenerbahçe'deki son durumu değerlendirdi.

Senin teknik direktörün, “Bu takımla üçüncülük iyi” diyor. O da hâlâ belli değil. Sow, “Eski yıllarda buraya gelen takımlar bizden korkarlardı” diye konuşuyor. Salih, “Performansı bireyler değil takım olarak değerlendirmeliyiz” diye filozofvari laflar ediyor. Ve ne acıdır ki bir iki yıl önce seyirci rekorlarının kırıldığı Fenerbahçe- Trabzonspor maçına ancak 8800 biletli taraftar geliyor. Çok merak ettim: Acaba maç bedava dense tribünlerde kaç kişi olurdu? Onun da cevabını vereyim: Belki 10 veya 12 bin kişi. Neden? Fener seyircisi 3 yıldır başarıya aç, şampiyonluğa hasret. İyi futbolu özledi. Bol bol nutuk dinlemekten bıktı. Baksanıza, “Obradoviç, Obradoviç” diye ortalığı inletiyorlar. Hatta, “Hoca Aykut olsun, Obradoviç de sportif direktör. Ayrıca basketbolde patronluğu devam etsin” diyenlere bile rastladım.

Basketboldaki başarıyla futbolu karıştırmayın

Bazıları basketboldaki başarı ile futboldaki başarısızlığı kamufule etmeye kalkışıyor. Çünkü Fenerbahçe son 26 yılın en başarısız ekibi. Buna rağmen üçüncülük halinde Avrupa’da oynama şansı var. Eğer bu gerçekleşirse -ki ben inanıyorum- Fenerbahçe’de büyük bir temizlik hareketi başlamalıdır. Artık geçen yılki hatalar yapılmamalı. Gökhan Gönül ile Caner’in kaybının nelere mal olduğu unutulmamalı. Başta Van Persie ve Emenike’ye teşekkür edilmeli. Van der Wiel, Sow, Aatif, Stoch, Neustadter, İsmail ve Lens ile yollar ayrılmalıdır. “Niye Lens’i de aynı potaya koyuyorsun?” derseniz ben de size “Fener’de ne yaptı?” diye sorarım. Üstelik Sunderland’ın istediği para da 15 milyon Euro gibi uçuk bir rakam. Ayrıca büyük umutlarla alınan Ozan ile Salih’in de ciddi bir şekilde dikkatinin çekilmesinin şart olduğu görüşündeyim. Madem Aykut Kocaman futbolun patronu olacak. O halde yanında futboldan gelme, başta futbolcuların saygı duyacağı bir sportif direktör olması kaçınılmaz. Şunu unutmayın, artık futboldan sorumlu yönetici devri çoktan geçti. Bu işi profesyoneller yapıyor.

Sahi Valbuena gelecek mi?

Valbuena’nın bonservis bedeli yokmuş. Ancak Fransız yıldızın bir sezonluk maliyeti 3 milyon Euro’ya geliyormuş. Kimi diyor yaşı 30. Kimi 31, bilemedin 32! Aslında doğum tarihi 28 Eylül 1984. Yani 33 yaşında. Lyon Başkanı, Fener’in ödeyeceği rakamı düşünmediklerini söylüyor. Yani gitmesine sıcak bakıyor. Kim olursa olsun... Artık, futbol yaşamının sonlarına yaklaşmış olan şöhretlere bu para verilmez. İşte son örnek Van Persie. Merakım şu: Valbuena’yı Aykut hoca mı istedi? Yoksa yönetim mi?

Neler oluyor bizlere?

15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne asılan Fenerbahçe bayrağı yakılmış. Fener basketbolde Avrupa şampiyonu olmuş. Beşiktaş da Süper Lig şampiyonu... İki bayrak yanyana dalgalansa kötü mü olur? O bayrağı yakanları kınıyorum. Birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz şu günlerde yaptıklarına bakın. Utanın be utanın...

Sen niye ağlıyorsun Adnan hoca...

Bursaspor, Gençlerbirliği’ne yenilince Adnan hoca (Örnek) ağlayarak görevi bırakmış. Üzüldüm... Hocam sen neden ağlıyorsun? Bu Bursaspor şampiyon olduğu gün ‘beşinci büyük’ unvanını verdik. Demek ki o günden bu yana daha da büyümesi için bir tuğla bile konulmamış. Ve o muhteşem günlerden bu hale gelinmiş. Bu acıklı durumun sorumlusu sen değilsin. Tek kelime ile yazık diyorum, o kadar...