Takiyye-i futbol!

 

Futbolumuzun da takiyye esvabına bürünmesine az kaldı. Geçtiğimiz hafta ‘Başbakan nerede?’ demiş ve siyasetin futbolun göbeğinde olduğunu söylemiştim. Gerçekle karşılaşmak için fazla beklemediniz. Hukuk - guguk olsun çabası futboldaki özerkliğe de bir lillahil- fatiha okutmak üzere!

Bülent Arınç’ın deneyimli bir politikacı olduğunu zannederdim. Yanılmışım. TOKİ ve lojman meselesini yüzüne gözüne bulaştırdı. Bu arada Başbakanını da kontrada bıraktı. Oysa aynen TFF meselesinde olduğu gibi temiz bir operasyon yapılır, Tayyip Bey’in adı anılmadan, bu iş halledilebilirdi. Arınç ölçüm - biçim ustası konfeksiyoncu ve ayar işleri erbabı kuyumculardan ders almalı, konut işini bulandırmadan bitirmeliydi! TFF işinde Başbakan veya hükümetin imzası var mı? Yok! TOKİ- milletvekilleri işbirliğinde de yok... Ama futbol meselesi derinden çözülürken, lojman dedikodusu ayyuka çıkıyor ve Tayyip Bey’i sinirlendiriyor! Olur mu? Futbolumuzun pişkin teyzesi(!) ‘Özerkliği lağvedin, hükümet desteğine omuz verin’ demiş. Televizyonda ‘pazar eğlencesi’ yapabilme uğruna, olmayacak işlere alkış tutan, ‘Mustafa Kemalsiz Çanakkale Destanı’na susan birinden başka bir öneri ve söylem beklenemezdi zaten. Kemiksizliğin sonu, kefenin de cebi yok ki pişkin teyze! Baykal ve ekibi de bekası zarar görmesin diye ne muhalefet yapıyor ama! CHP meçhule giden bir sessiz gemi gibi! İnen, düşen, kaybolan çok... Dümene, kelepçelenmiş kaptan ve mürettebatından başka pek yolcu da yok... Şeffaf, güvenilir ve objektif parolasıyla yolda Bıçakçı. Atanacağı, pardon seçileceği makam için. Müstakbel başkan hangi planlama, proje ve hazırlık döneminden sonra bu işe soyundu? Türk Futbolu 10 günlük laf salatası ardından nasıl yönetilecek ve neler yaşanacak... Göreceğiz. Mesela enkaz haline getirilen, üstelik güvenilmeyen hakemler ne olacak? Bu arkadaşlar ‘yanlış yapın’ denildiğinde yanlış, ‘doğru yapın’ denildiğinde de doğru yapan robot olarak mı algılanmakta acaba? O zaman birileri, üstelik bu işi iyi bildiğini savunan birileri fena halde yanılmakta. Futbolda neler döndüğünü herkes biliyormuş. Arkasında hükümetin, İçişleri Bakanı’nın ve istihbarat teşkilatının gücü olmayan kişi, bu görevde başarılı olamazmış... Emeğe hainlik olur da bu kadarı olmaz... Eğer futbolda bu denli kirlilik varsa ve hükümet temizlemek için kurumu eline geçirmeye kalkışıyorsa, sistemden ve demokrasiden söz etmek olası mı? Yasa dışı işler döndüğünden kuşkulanan devlet gücü, seçim tarihini beklemez, operasyon saatini belirler. Suçlular yakalanır ve adalete teslim edilir. Futbol lağım kuyusuna bandırılıp bandırılıp çıkarılıyor... Sonra bu koku nereden diye feryat ediliyor... Bu işin gerçek sahiplerinin dahi bu denli bilinçsiz ve sorumsuz olduğu yerde, yapılanlar az bile! Şimdi gündemimiz takiyye!