Yalı çocukları!

 

Gazetemizin yazarlarından Vedat Bayram, Milli Takım'da yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

Ben Niğdeli olmakla birlikte tüm çocukluğunu ve gençliğini Sultanahmet’te geçiren bir adamım. Ayasofya Müzesi’nin önünde top oynadım, Kadırga’da boks yaptım, henüz 14 yaşlarında ağızdan büzme sırt çantamla cezaevinin önünden cinci sahasındaki boks ringine her gün indim ve çıktım. Annem kan revan içinde kalan havlumu yıkarken hüzün duyardı. O güzergah varya evden salona indiğim dört, beş kilometre... En az beş taş kaleli sokak arası saha kurulur, üç mahalle geçilene kadar beş sahada 60 çocuk kan ter içinde futbol oynardı. Alemdar, Süleymaniye, Sirkeci, Yeşildirek, Cankurtaran, Gedikpaşa, Küçükayasofya Kadırga, Langa, Küçükpazar, Vefa, Küçükmustafapaşa ekstra mahalli lige futbolcu verebilecek amatör kulüplerdi. Nereden nereye...

Haksız mı Sancaklı?

Türk futbolu buradan yükselir, Baba Gündüzler’e baba Hakkılar’a, İnönü’ye ve Ali Sami Yen’e buradan ulaşırdı. Federasyon reisi mi? Bırakın federasyon reisini, İstanbul Futbol İl Temsilcisi dahi bakan ağırlığı taşırdı. Onlara bakarak dün, kardeşim MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı TBMM’de Türkiye Futbol Federasyonu’nun bugünkü hazin hali için ağır sözler sarf etti. Kendisinin “Türk futbolunun başına musallat olan yalı çocukları”! ifadesi ise gerçeği yansıtan vurucu cümleydi. Evet biz Sultan Ahmet’in ekmeğini taştan çıkaran sokak çocukları idik. Mücadele karekterimizdi. Ve sokak futbolu vardı, aynen Birezilya’da ki gibi. Ya bugün... Türk futbolu yerlerde! Yönetim yalı çocuklarında. Sokak futbolu ve alt yapı ise İflasta. Herkes elini vicdanına koysun, haksız mı Saffet Sancaklı?