Sen var ya kardeşim!

 

Huddersfield nedir diye sorsam, kaç kişi anında yanıt verebilir? Bizim kulüplerimizi neden halen sanayiciler yönetiyor, efsanelerimiz nerede? Çocukluğunda bir fotoğraf çektirmek istediğin idolünün neden ayağını kırmaya çalışıyorsun? Enişteden ne bekliyorsun? Boğaz’daki bayraktan ne istiyorsun?

Huddersfield nedir diye sorsam, kaç kişi anında yanıt verebilir? Boş yere kafanızı yormayın, cevabı vereyim: Önümüzdeki yıl, Premier Lig’de oynayacak bir İngiliz takımı... Önceki gün, Championship Play-Off Finali’nde Reading’i geçtiler ve Premier Lig’e yükseldiler. Sadece bu maçın yayın, sponsorluk ve bilet geliri olarak tam 170 milyon Pound kazandılar. Yani 779 milyon TL... Bizim şampiyonumuz Beşiktaş, tüm sezon boyunca ne kadar kazandı biliyor musunuz? Şampiyonluk ödülü 100 milyon TL, performans geliri 34 milyon TL... Toplarsan, 134 milyon TL. Premier Lig Şampiyonu Chelsea’ye bakalım bir de... Yayın geliri 150 milyon Pound, şampiyon olduğu için de ek 40 milyon Pound... Yani 870 milyon TL. Hâl böyleyken... Devler Ligi’nde uç diyoruz Kartal’a... Ve sen kardeşim; Chelsea’ye kaybetse, ıslıklıyorsun!

Real Madrid’de sportif direktör, Emilio Butragueno... Barcelona’da sportif direktör Roberto Fernandez... İnter takımının şu an ikinci başkanı, eski futbolcusu Zanetti. Manchester United’da halâ takımla ilgili alınacak kararlarda Boby Charlton ve Alex Ferguson’dan tavsiye alınıyor. Yarınlarda Lahm, Müller, Swensteiger, Totti, Xavi, Ronaldo, Messi oturacak karar koltuklarında... Bizim efsanelerimiz nerede? Kulüplerimizi neden inşaatçılar, sanayiciler yönetiyor halen... Ve sen kardeşim; onların harcına su döküyor, Türk futbolunun temeline dinamit koymaya çalışanların yanında yer alıyorsun halâ...

Zinedine Zidane’a soruyorlar, “Dünyanın en büyük orta saha oyuncusu olmak nasıl bir duygu?” “Bu soruyu Gerrard’a sorun!” yanıtını veriyor büyük yıldız ve ekliyor: “Gerrard gibi bir makine odasına sahip değilseniz, bu, bütün takımı kötü etkileyebilir. Real Madrid’de şampiyonluklara koşarken, her zaman takımın en önemli oyuncusunun Claude Makelele olduğunu söylerdim. O olmadan ne Figo, ne Raul ne de ben, yaptıklarımızın hiç birini yapamazdık.” Sen halâ, çocukluğunda bir fotoğraf çektirmek istediğin idolünün, şimdilerde ayağını kırmaya çalışıyorsun.

Borussia Dortmund iflasın eşiğinde... Kapısına kilit vurulacak neredeyse... Ezeli rakibi Bayern Münih uzatıyor ebedi dostluk elini, kefil dahi istemeden maddi yardımda bulunuyor. 2006’da iflasın eşiğinden dönen Dortmund, o günden bu yana 2 kez ligi Bayern Münih’in önünde tamamlayıp ligde şampiyonluk kupasını kaldırıyor. Sen halâ “Yıldırım Demirören Başkan, Beşiktaş şampiyon... Valla bizim de eniştemiz, ama biz bir şey görmedik” diyorsun.

İzmir’de bir kupa finali oynanmış. Beşiktaş, Trabzonspor’u yenmiş ve kupayı kazanmış. İstanbul’a dönüş yolculuğu... Kaptan anons yaptı, Beşiktaş’ı kutladı. Uçak ekibi de şampanya patlatmak için harekete geçti. Fakat Süleyman Seba’nın direktifi geldi; “Uçakta Trabzonsporlu futbolcular da var. Rakibimize ayıp olmasın. Onları rencide etmeyelim. Eğlence yapmayın.” Eğlenmediler, rencide etmediler rakiplerini... Sen halâ Boğaz’da asılı bayrakla uğraşıyorsun.

Sen var ya kardeşim... Sen...