Real, Juve’ye acı çektirdi

 

Gazetemizin yazarlarından Çağrı Davran, Şampiyonlar Ligi Finali'ni değerlendirdi.

Şampiyonlar Ligi’nin bir kez daha dünyanın en iyi futbol organizasyonu olduğunu gördük. Futbolun mekan olarak en güzel statlarından biri olan Cardiff’teki Milenyum’da hava, her saniyesiyle futbol kokuyordu. Tarihte ilk kez bir Devler Ligi finalinde stadın üstü kapalıydı. Belki bu güvenlik önlemi sebebiyle alında ama stadın bu atmosferi sanki bir Super Bowl finalini andırıyordu. İki takım da kuşkusuz, bu sezonun en iyileriydi. Real Madrid her zamanki gibi güçlü orta sahası ve hücumuyla gol aradı. Juventus ise her ne kadar bir İtalyan takımı olsa da, özellikle ofansif anlamda futbol anlayışının başka bir seviyede olduğunu gösterdi.

Dybala adeta hayalet gibiydi

Mandzukic’in 10 pas sonucunda (son 3 pasta top yere inmedi.) attığı gol, şimdiden finallerin unutulmazları arasına girdi. Ancak ikinci yarıda İtalyanlar duraksadı, Dybala hiç ortalıkta yoktu. Vites artıran Real, sürpriz gollerin adamı Casemiro ve Ronaldo’nun golleriyle farkı 2’ye çıkarttı. İşte o anda Juve, hayati fonksiyonlarını tamamen kaybetti. İspanyollar sayısız gol fırsatı kaçırdı ama maç sonuna kadar gol aramayı sürdürdü.

Buffon’a üzüldük

Juve’nin hocası Allegri kenardan ne kadar oyuncularını motive etmeye çalışsa da, bunda başarılı olamadı. Finale gelene kadar hiç yenilmeyen, süper savunması olan Siyah- Beyazlılar, 4-1’lik ağır yenilgiyle büyük hayal kırıklığı yaşadı. Onlara sezonun en büyük acısını çektiren Real’in yanı sıra ‘maçın adamı’ Ronaldo ve hocası Zidane, geceye damgalarını vurdu. Belki de çoğunluk en çok, bu kupayı Buffon’un ellerinde göremediği için üzüntülüydü.